8. Sınıf İngilizce 8. Ünite Kelimeleri

“Sayın İngilizce Öğretmenim ve Sevgili Öğrenciler,
Ünite kelimelerimiz ezberlemeyi kolaylaştırmak açısından kategoriler halinde özellikle ayrılmıştır. Ayrıca bazı fiilerin nesnesiyle birlikte verilmesi de çağdaş kelime ezberleme teknikleri açısından en akılda kalıcı olanı olup, sizler için özellikle bu şekilde hazırlanmıştır. Bu ve diğer bütün ünite kelimelerimizi bu teknik sayesinde kolayca ezberleyebilir, öğretmenseniz öğrencilerinize gönül rahatlığıyla dağıtabilirsiniz.”

2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı 8. Sınıf İngilizce 8. Ünite Kelime Listesi ni aşağıda inceleyebilir, dilerseniz alttaki bağlantıya tıklayarak word belgesi halinde indirebilirsiniz.

Sayfanın altına inerek 8. sınıf ingilizce 8. ünite kelimelerini liste halinde görebilirsiniz. Ayrıca 8. sınıf 8. ünite Chores kelimelerini alttaki linke tıklayarak indirebilirsiniz.


2019-2020 8. SINIF İNGİLİZCE 8. ÜNİTE KELİMELERİ İNDİRMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ
(8.SINIF 8.ÜNİTE WORD BELGESİ HALİNDE İNDİR)


2019-2020 8. SINIF İNGİLİZCE 8. ÜNİTE KELİMELERİ ANLAMLARINI VE OKUNUŞLARINI ÖĞRENMEK İÇİN TIKLAYINIZ.
(8.SINIF İNGİLİZCE 8.ÜNİTE KELİMELERİ TÜRKÇELERİ VE OKUNUŞLARINI QUIZLET ÜZERİNDEN ÇALIŞMAK İÇİN SAYFAYA YÖNLENDİRİLECEKSİNİZ)


8. SINIF 8. ÜNİTE KELİME QUIZI İLE KENDİNİZİ ONLINE TEST EDİN


8. SINIF İNGİLİZCE 8. ÜNİTE CHORES KELİME ÇALIŞMALARI
(8. SINIF 8. ÜNİTE KELİMELERİYLE İLGİLİ EŞLEŞTİRME, TEST, QUIZ, BOŞLUK DOLDURMA İÇEREN ÇALIŞMA KAĞITLARI WORKSHEET İNDİR)


UNIT 8 – CHORES (EV İŞLERİ)
  2019-2020 GÜNCEL KELİME LİSTESİ (MEB – TUTKU)
VERBS
advise: tavsiye etmek
agree: katılmak
allow: izin vermek
argue: tartişmak
arrive: varmak
ask: istemek, rica etmek, soru sormak
be in charge of … : …dan sorumlu olmak
be responsible for … : …dan sorumlu olmak
borrow book: kitap ödünç almak
bring: getirmek
can’t stand: katlanamamak
catch: yakalamak
chat: sohbet etmek
clean the floor: yerleri temizlemek
clean up the house: evi temizlemek
clear the table:sofrayı toplamak,masayı temizleme
continue: devam etmek
cook meals: yemek pişirmek
cooparate with people: insanlarla işbirliği yapmak
cooperate: işbirliği yapmak
damage: zarar vermek
decide: karar vermek
decorate: süslemek
disturb others: başkalarını rahatsız etmek
do best: elinden gelenin en iyisini yapmak
do the grocery shopping: market alışverişi yapmak
do the ironing: ütü yapmak
do the laundry: çamaşır yıkamak
do the washing up: bulaşıkları yıkamak
do the washing: çamaşır yıkamak
do your best: elinden geleni yapmak
dry the dishes: bulaşıkları kurulamak
dust the furniture: mobilyaların tozunu almak
dust the shelves: rafların tozunu almak,
empty dishwasher: bulaşık makinesini boşaltmak
empty rubbish: çöpü boşaltmak
feed the pet: evcil hayvanı beslemek
feel: hissetmek
find: bulmak
fix furniture: mobilyaları tamir etmek
get angry: sinirlenmek
get too annoyed: kızmak, çok sinir olmak
give responsibility: sorumluluk vermek
hang out clothes: çamaşırları asmak
hang out the washing: çamaşır asmak
happen: olmak
have a shower: duş almak
have to: zorunda olmak
help  somone  with something: birine bişeyde yardımcı olmak
help parents: anne babaya yardımcı olmak
iron the clothes: kıyafetleri ütülemek
keep clean: temiz tutmak
keep diary: günlük tutmak
keep tidy: düzenli tutmak
know the responsibilities: sorumluluklarını bilmek
leave: ayrılmak, bırakmak, çıkmak
load dishwasher: bulaşık makinesini doldurmak
make a fuss: yaygara koparmak, mesele çıkarmak
make bed: yatak yapmak
make desserts: tatlı yapmak
make life easier: hayatı kolaylaştırmak
mop the floor: yerleri paspaslamak
mow the lawn: çim biçmek
need to: gerekmek
obey the rules: kurallara uymak
pay the bills: faturaları ödemek
pick up: arabayla almak
prepare: hazırlamak
prepeare breakfast: kahvaltı hazırlamak
put the rubbish out: çöp atmak
raise hand before speaking: konuşmadan önce parmak kaldırmak
raise your hand: el (parmak) kaldırmak
respect: saygı duymak
return book: kitabı geri götürmek,vermek
reward: ödüllendirmek
ring: çalmak (kapı, telefon vs.)
say: söylemek
separate: ayırmak
set the table: sofrayı kurmak, masayı hazırlamak
share housework: ev işlerini paylaşmak
share responsibility: sorumluluğu paylaşmak
sweep the leaves: yaprakları süpürmek
take … to … : (birini bir yere) götürmek
take care of the dog: köpeğe bakmak
take care of: bakımını üstlenmek
take out the garbage: çöp atmak
take out the rubbish: çöp atmak
take out the trash: çöp atmak
take the dog for a walk: köpeği yürüyüşe çıkarmak
take turn: nöbetleşe yapmak, sırayla yapmak
talk noisily: sesli konuşmak
throw rubbish: çöp atmak
tidy up the room: odayı toparlamak
tidy up toys: oyuncakları toplamak
vacuum the carpet: halıyı süpürmek
vacuum the floor: yerleri süpürmek
want: istemek
wash the dishes: bulaşık yıkamak
water the plants: bitkileri sulamak
weed the garden: bahçedeki otları ayıklamak
 
NOUNS – ADJECTIVES
alone: yalnız
annoyed: sinirli, kızgın
assignment: ödev, görev
bookcase: kitaplık
boss: patron
brilliant idea: parlak fikir
careful: dikkatli
chores / household chores: ev işleri
close: yakın
couch: kanepe
daily chores: günlük işler
daughter: kız evlat
delicious: lezzetli
difficult: zor
dirty: kirli
disturbing: rahatsız edici
duty: görev
elder brother: abi
elder sister: abla
encourage: cesaret
entire: tüm, bütün
equal: eşit
excited: heyecanlı
excited: heyecanlı
fair: adil
family member: aile üyesi
feast: bayram
female: bayan
gloom: hüzün, belirsizlik
guest: misafir
importance: önem
kid: çocuk
living room: oturma odası
male: erkek
messy: dağınık
neat: düzenli
necessary: gerekli
nervous: gergin
nursery school: anasınıfı, kreş
obligation: zorunluluk
offer: öneri
on time: zamanında
opinion: fikir
questionnaire: anket
respectful: saygılı
responsibility: sorumluluk
responsible: sorumlu
sacrifice feast: kurban bayramı
sibling: kardeş
silent: sessiz
son: erkek evlat
state hospital: devlet hastanesi
suggestion: öneri
sweet: tatlı
task: iş, vazife
tidy: düzenli
tonight: bu akşam, bu gece
untidy: düzensiz
 
IMPORTANT EXPRESSIONS
almost: neredeyse
by the way: bu arada
during: esnasında, boyunca, sırasında
exactly: aynen, kesinlikle
I don’t mind : aldırmam, kafaya takmam
in my opinion: bana göre
in your opinion: sana göre
it is necessary to … : … yapılması gerekiyor
it is time to … : … yapmanın zamanı
it take … minutes: … dakika alır
must: -meli, -malı (kural,zorunluluklarda)
should: -meli, -malı (tavsiyelerde)
step by step: adım adım
together: birlikte
waste of time: zaman kaybı
what about you?: peki ya sen?
what kind of: ne tür
what’s up?: n’aber?
you are right: haklısın
by Okan GÜLTEKN

LGS İNGİLİZCE KELİMELERİ


8. SINIF İNGİLİZCE 1. ÜNİTE KELİMELERİ İÇİN TIKLAYINIZ (FRIENDSHIP)


8. SINIF İNGİLİZCE 2. ÜNİTE KELİMELERİ İÇİN TIKLAYINIZ (TEEN LIFE)


8. SINIF İNGİLİZCE 3. ÜNİTE KELİMELERİ İÇİN TIKLAYINIZ (IN THE KITCHEN)


8. SINIF İNGİLİZCE 4. ÜNİTE KELİMELERİ İÇİN TIKLAYINIZ (ON THE PHONE)


8. SINIF NGİLİZCE 5. ÜNİTE KELİMELERİ İÇİN TIKLAYINIZ (THE INTERNET)


8. SINIF İNGİLİZCE 6. ÜNİTE KELİMELERİ İÇİN TIKLAYINIZ (ADVENTURES)


8. SINIF İNGİLİZCE 7. ÜNİTE KELİMELERİ İÇİN TIKLAYINIZ (TOURISM)


8. SINIF İNGİLİZCE 9. ÜNİTE KELİMELERİ İÇİN TIKLAYINIZ (SCIENCE)


8. SINIF İNGİLİZCE 10. ÜNİTE KELİMELERİ İÇİN TIKLAYINIZ (NATURAL FORCES)


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir