8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Kelimeleri

“Sayın İngilizce Öğretmenim ve Sevgili Öğrenciler,
Ünite kelimelerimiz ezberlemeyi kolaylaştırmak açısından kategoriler halinde özellikle ayrılmıştır. Ayrıca bazı fiilerin nesnesiyle birlikte verilmesi de çağdaş kelime ezberleme teknikleri açısından en akılda kalıcı olanı olup, sizler için özellikle bu şekilde hazırlanmıştır. Bu ve diğer bütün ünite kelimelerimizi bu teknik sayesinde kolayca ezberleyebilir, öğretmenseniz öğrencilerinize gönül rahatlığıyla dağıtabilirsiniz.”

2019-2020 Eğitim Öğretim Yılı 8. Sınıf İngilizce 4. Ünite Kelime Listesi ni aşağıda inceleyebilir, dilerseniz alttaki bağlantıya tıklayarak word belgesi halinde indirebilirsiniz.


2019-2020 8. SINIF İNGİLİZCE 4. ÜNİTE KELİMELERİ İNDİRMEK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ


8TH GRADE – UNIT 4 – ON THE PHONE DICTIONARY
8.sınıf 4.ünite kelimeleri
VERBS (FİİLLER)
arrive: varmak
ask for a service: hizmet istemek
become more popular: daha popüler olmak
behave: davranmak
believe: inanmak
book flight ticket: uçak bileti almak
buy something online: internetten bir şeyler almak
call: aramak, çağırmak
change product: ürün değiştirmek
collect garbage: çöp toplamak
combine: birleştirmek
come first: birinci gelmek
come second: ikinci olmak
confirm: onaylamak
connect: bağlanmak
continue: devam etmek
cost: mal olmak
decide: karar vermek
donate clothes: kıyafet bağışlamak
engage in: meşgul olmak, ilgilenmek
find way: yolu bulmak
get angry with …: …’ya sinir olmak
get driving license: sürücü belgesi almak
get married: evlenmek
give medical care: tıbbi yardımda bulunmak
give tips: ipucu vermek
go on vacation: tatile gitmek
go on: devam etmek
graduate from university: üniversiteden mezun olmak
graduate: mezun olmak
guess: tahmin etmek
hang on: beklemek
have an exam: sınav olmak
have an operation: ameliyat olmak
have camp by the lake: göl kenarında kamp yapma
hold on: beklemek
hope: ummak
improve foreign language: yabancı dili geliştirmek
invent: icat etmek
keep in touch: irtibata geçmek
keep phone calls short: telefon konuşmalarını kısa tutmak
last: sürmek (zaman)
learn lyrics of songs: şarkı sözleri öğrenmek
leave: ayrılmak, çıkmak
make a complaint: şikayet etmek
make phone call: telefon görüşmesi yapmak
make reservation: rezervasyon yapmak
make sense: anlam ifade etmek, anlamı olmak
miss: kaçırmak, özlemek
order something to eat: yiyecek bir şeyler sipariş etmek
own: sahip olmak
phone: telefon etmek
practice lesson: ders çalışmak
put through: (telefonu) bağlamak
raise awareness: farkındalığı arttırmak
rank: sıraya koymak, derecelendirmek
reach: ulaşmak
repeat: tekrar etmek
return product: ürünü iade etmek
say: söylemek, demek
share ideas and opinions: düşünce ve fikirleri paylaşmak
share opinion: fikir paylaşmak
solve puzzle: yapboz yapmak
stay: kalmak
suppose: sanmak, zannetmek
survive: hayatta kalmak
take part: yer almak
take university exam: üniversite sınavına girmek
talk face to face: yüz yüze konuşmak
talk on the phone: telefonda konuşmak
tell … to…: .(..yapmasını) söylemek
text a message: mesaj yazmak
think: düşünmek
use social network: sosyal ağ sitelerini kullanmak
warn: uyarmak
work hard: sıkı çalışmak
write down: not almak
write letter: mektup yazmak
 
NOUNS (İSİMLER)
application: uygulama
average call: ortalama arama
belonging: eşya, ait olma
best way: en iyi yol
bill: fatura
call center: çağrı merkezi
communication: iletişim
development: gelişim
disabled children: engelli çocuklar
distant places: uzak yerler
ease of technology: teknoloji rahatlığı,kolaylığı
educative game: eğitici oyun
face to face communication: yüz yüze iletişim
foreign language: yabancı dil
interaction: etkileşim
invention: icat
meeting: toplantı
messenger bird: haberci kuş
online communication: internetten iletişim
participant: katılımcı
people in need: ihtiyaçlı insanlar
percent: yüzde
previous generation: önceki  nesil
process: süreç
purpose: amaç
range: mesafe, menzil
real life experience: gerçek yaşam deneyimi
refugee: mülteci
result: sonuç
return ticket: gidiş-dönüş bileti
same age: aynı yaş
single ticket: gidiş bileti
smoke signals: duman sinyali
social network: sosyal ağ
something: bir şeyler
study: çalışma
survey: araştırma, anket
technological development: teknolojik gelişim
tool: araç
war: savaş
weather: hava
 
ADJECTIVES (SIFATLAR)
angry: kızgın
another: başka bir
available: müsait, uygun
different: farklı
each other: birbirine
here: burada, buraya
interesting: ilginç
old fashioned: modası geçmiş
other: diğer
probably: muhtemelen
sad: üzgün
scared: korkmuş
surprised: şaşırmış
typically: tipik, genellikle
urgent: acil
worried: endişeli
 
IMPORTANT EXPRESSIONS (ÖNEMLİ İFADELER)
according to: -e göre
aged 13 to 17: 13-17 yaş arası kişiler
alright: peki, tamam
at least: en azından
Can I leave a message: mesaj bırakabilir miyim?
Can I speak to …?: …ile görüşebilir miyim?
Can you repeat?: tekrar eder misiniz?
can you say slowly: yavaş söyleyebilir misiniz?
Can you tell him to call me?: ona beni aramasını söyler misiniz?
certainly: kesinlikle
especially: özellikle
for a long time: uzun süre
hang on / hold on: hatta kalın
I beg your pardon: efendim!
I believe: inanıyorum ki …
I guess: tahminimce …
I hope: umarım …
I suppose: sanıyorum ki …
I think: bence …
I’ll get him/her: ona veriyorum (telefonu)
I’m sure: eminim ki …
It is / This is John: ben John
in 10 minutes: 10 dk. içinde
in my thirties: otuzlu yaşlarımda
John speaking/calling: ben John
less than: -den daha az
more than: -den daha çok
one third: 3’te 1’i
primarily: öncelikle
say it again please: tekrar söyler misiniz
two third: 3’te 2’si
what about you: peki ya sen
when I turn 18: 18 yaşıma girdiğimde
would you like to leave a message: mesaj bırakmak ister misiniz?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir